ÇANAKKALE BOĞAZI YÜZME YARIŞI HİKAYESİ

          Çanakkale Rotary Kulübümüzün Toplum Hizmetleri projeleri arasında yer alan Çanakkale’nin mavi sularında ve mitolojik ortamda 33 yıldır sürdürdüğümüz ve her sene 30 Ağustos günü  düzenlenen yarışmamız antik çağ hikayesine dayanmaktadır.

          Eski zamanlarda bugün Çanakkale Boğazı dediğimiz “Hellespont” ‘un günümüz adıyla Akbaş fenerinin yanında bulunan kente Sestos ile Anadolu yakasında bugün askeri bölge içerisinde kalan Nara burnuna Abidos adı verilirdi.

               Sestos kentinin surları arasında Afrodit için yapılmış büyük bir tapınak vardır. Bu tapınakta rahibesi olduğu tanrıça Afrodit ‘i bile aratmayan güzelliği ile dillere destan olmuş Hero adında bir rahibe yaşar. Her sene ilkbaharın gelişi ile birlikte Sestos ’ta şenlikler düzenlenir çevre şehirlerden insanlar akın akın buraya gelirdi. Afrodit ‘in mabedini ziyaret ederlerdi. Afrodit’in çok genç ölen sevgilisi Adonis ’in şerefine olan tören bayram havası şeklinde geçerdi. Bu bayram  günü Abidos ‘lu Leander adında yakışıklı bir genç Afrodit ’in mabedindeki bir ayine katılmıştı. Leander getirdiği hediyeleri sunmak üzere mihraba yaklaştığında güzel rahibe Hero ’yu görünce daha ilk bakışta ona aşık olmuştu.  Ziyaretçiler mabedi terk edince yavaşça mabet de tek başına kalan Hero ’ya yaklaştı oracıkta mihrabın önünde Hero’ya duyduğu aşkı dile getirdi. Hero sahil de ıssız bir kalede yaşlı bir kölenin kontrolü altında yaşıyordu, üstelikle Leander ’ın yaşadığı şehirle aralarında denizde vardı. Ama Leander aşkı uğruna her şeyi yapmaya hazırdı ve buna gece karanlığında yüzerek denizi geçmekte dahildi. Her gece Çanakkale boğazının kıyısında Sestos kentinin ışıklarını izleyerek Hero ‘yu düşünür olmuş. Bir gece boğazın serin sularına atlayarak Sestos kentinin kıyısında balıkçılar yolunu bulsun diye yakılan meşaleyi takip ederek saatlerce yüzerek karşı kıyıya geçti. Leander sonraki her gün Sestos kentini koruyan muhafızlara yakalanmadan boğazı yüzerek geçerek Hero’ nun yanına gidip gelmiş. Fakat bir süre sonra yaz günleri son bulmuş. Deniz eskisi gibi sakin ve sıcak değil, dalgalı ve soğuktu. Hero her gece yüzerek boğazı geçen Leander için endişelenmeye başlamıştı.

          Leander  Hero ’nun yolladığı özlem dolu mektubu okuyunca daha fazla dayanamayarak hiç düşünmeden kendini azgın dalgaların kucağına attı ve bir an evvel sevdiğine kavuşabilme arzusu ile dalgalarla boğuşmaya başladı. Fırtına arttıkça artıyor dalgalar daha da aşılmaz bir hal alıyordu. Hero ’nun yaktığı meşale şiddetli rüzgarlardan sönerek ortalığı karanlığa gömdü. Heyecan içinde Leander ’ın yolunu gözleyen Hero sahile indi ancak orada dalgaların kıyıya attığı sevdiğinin ölüsü ile karşılaştı. Bu acıya dayanamayan Hero sevgilisine sarılarak kendini öldürdü.

          Kasabalılar bu haberi duyunca yas elbiselerine bürünüp kaleye geldiler ve iki sevgilinin cenaze törenine katıldılar. Onları deniz kıyısında aynı mezara gömdüler ve onların anısına boğazın azgın sularına güzel kokulu çiçekler attılar.